Samsun Sözlü Tarih
Samsun Tarihi ve Genel Bilgileri
Nüfusu ne kadar, tarihinde neler yatıyor, hepsi burada!!
Samsun adının Yunanca Amisos kelimesinden gelme olduğu Sonundaki Os veya S ekine bakılarak ileri sürülmüşse de, kelimenin kökeninin eski Yunan öncesi döneme dayanmasının daha kuvvetli bir ihtimal olduğu belirtilmiştir. Bu durumda Amisos adının deniz yoluyla gelen Yunanlılar tarafından verilmiş bir ad değil, komşu şehir Amasia gibi, Anadolu menşeli bir kelime olduğu anlaşılmaktadır.
Bu gün kullandığımız şekilde Samsun adının ortaya çıkışı XII. ve XIII. Yy. daki Türk hakimiyetine dayandığı, Batı kaynaklarından ise Samsun şeklinde geçmeye başladığı görülmektedir. Gerek Samsun ve gerek Sampson şeklindeki söylenişlerin Amisos’tan geldiğine de şüphe yoktur.
Osmanlılar devrinde şehrin adı Samsun olarak anılmış, fakat Sancak adı olarak Canik ismi kullanılmıştır.
Samsun, Orta Karadeniz Bölgesi’nde Yeşilırmak ve Kızılırmak deltalarının arasında kalan bölgede yer almaktadır. Kuzeyinde Karadeniz’in yer aldığı ilimizin komşuları; doğusunda Ordu, batısında Sinop, güneyinde Tokat ve Amasya, Güney batısında ise Çorum illeridir.
Şehrin yüzölçümü 9.083 km² olup, 2007 yılı verilerine göre 720.524’ü şehirde 600.883′ü köylerde olmak üzere 1.324.137 kişilik toplam nüfusa sahiptir. Karadeniz bölgesinde tek büyükşehir belediyesine sahip olup bölgenin en büyük kentidir. Köklü geçmişi olan Ondokuz Mayıs Üniversitesine (OMÜ) sahiptir. Tıp alanında Türkiye´nin 7. Büyüğüdür
Etimoloji
MÖ 7. yüzyılda Miletli kolonistler bugünkü kent merkezinin bulunduğu yere Amisos antik kentini kurmuşlardır. MS 11. yüzyılda Danişmendliler kenti ele geçirmeye çalışmılarsa da başaramayınca kent merkeinde 3 km uzaklıkta Yeni Amisos adlı yeni bir yerleşim birimini kurmuşlardır. Kent adı zamanla Amisos’tan Simisso ve Samisso oalrak telaffuz edilse de Türkçe’ye Arapça üzerinden Samsun formunda geçmiştir. Umar, kent adının Ortaçağ İtalyan haritalarında Simisso Katalan haritalarında Sinussa oalrak gösterimesinden hareketle Sinop kentinin Hitit kaynaklarında ki adı Sinuwa ile bağlantılı olabileceğini ileri sürmüştür .
Tarihçe
Amazonlar
Efsanevi kadın savaşçılar olarak bilinen ve Thermedon Çayı (Samsun’un Terme İlçesi) yakınlarında kurdukları Themiskyra kentinde yaşadıkları belirtilen Amazonlar ise Samsun’un kültürel zenginlikleri arasında yer alıyor. Daha iyi ok atabilmek için bir göğüslerini kestikleri çeşitli kaynaklarda rivayet edilen ve birçok efsanede adları geçen Amazonlar, Samsun ve yöresinin tarihi ve kültürel değerlerinden kabul edilmesi nedeniyle her yıl adlarına Terme İlçesi’nde festival düzenleniyor. MÖ 1200 yıllarından itibaren Karadeniz kıyılarında yerleştikleri bilinen Amazonların yurtları üzerinde çeşitli iddialar ortaya atılsa da Terme adının Thermedon’dan geldiği biliniyor..
Coğrafya
Karadeniz kıyı şeridini takiben uzanan Kuzey Anadolu Dağlarının il sınırı içindeki kesimleri daha yüksektir. Kıyıdan uzaklaştıkça basık ve yuvarlak sırtlar halinde yükselen bu dağlar 1000 ile 1500 metreye ulaşır. Batı uç kısmıyla il içine sokulan Canik Dağları, Kunduz Dağı, Bünyan Dağı, Sıralı Dağ ve Yunt Dağı ile ilin en yüksek dağı olan Akdağ (2.082 m ) başlıca dağlarıdır.
Plato ve yaylalar fazla yüksek değildir. Yaylalar: Ladik, Havza, Vezirköprü ve Kavak ilçelerinde yer alır. Kızılırmak ve Yeşilırmak nehirlerinin taşıdıkları alüvyonların yüzyıllar boyunca kıyıda birikmesi sonucu verimli Bafra ve Çarşamba ovaları oluşmuştur.
Samsun, akarsu bakımından zengin olup, Türkiyenin kendi sınırları içinde denize ulaşan en uzun nehri Kızılırmak Kızıldağdan doğmakta ve bafra ilçesi içinde geçerek Karadeniz’e dökülmektedir. Uzunluğu 1.182 kmolan Kızılırmk’ın başlıca kolları Delice Suyu, Devrez Çayı, Gökırmak’tır .
Köse Dağ dan doğup Canik Dağlarını geçerek Samsun il sınırına gelenYeşilırmak Civa Burnundan denize dökülür. 468 km.uzunluğu olan Yeşilırmak’ın önemli kolları Tozanlı Irmağı, Tokat Çayı , Kelkit çayı ve Çekerek Suyu’dur. Bunların dışında Samsun topraklarından çıkarak Karadeniz’e dökülen batıdan doğuya Terme Çayı, Mert Irmağı, Kürtün Deresi ve Abdal Deresi gibi akarsuları vardır.
Sağlık
Türkiye’de Hastane sayısı içinde Kamu Hastaneleri oranı %76 iken Karadeniz Bölgesinde % 82 ,Samsun ilinde ise % 86 dır. Karadeniz Bölgesinde Özel Hastanelerin oranı Türkiye genelinden oldukça düşük ve % 4, Samsun ilinde ise % 14 dür.
Yatak sayılarına bakıldığında hem Türkiye ve bölge genelinde hem de Samsun ilinde kamu hastanelerinde yatak sayısının yüksek orana sahip olduğu görülmektedir.
Sağlık Bakanlığına bağlı 12 Devlet Hastanesi, 4 Dal Hastanesi, 1 Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, 125 Sağlık Ocağı ve 118 Sağlık evi mevcuttur.Tüm bu birimlerde 6121 çalışan mevcuttur.
Tütüne ilişkin söylence
Çok eski devirlerde amazon denen savaşçı kadınlar yaşarmış Samsun ve çevresinde bunlar kendierli gibi küçük çocuklarını ve başka ülkelerden kaçırdıkları kızı çocuklarını da kendileri gibi yetiştiriyorlarmış.
Günün birinde Karadenizden gelen savaşiçılar Amazonşarı yener ce iç kesimlere doğru sürerler onlarda kendilerini kurtarmak için saçlarını keser ve toprağa gömerler.Zamanla bu saçlar filiz verir tütün olurlar.
Bir başka efsaneye göre de Yaylalarda sürülerini yayan çobanlar ısınmak için kendi kendine yetişip insan eli değmeden kurumuş tütün yapraklarını yakarlar.oluşan dumanı içerlerine çekerler zamanla bu duman hoşlarına çeker kamış dallarından yaptıkları borularla duman çekme işini büyütürler zamanla kendielrine başkalarıda katılır böylelikle bütün dünya tütünü tanumış olur.
Cini Bağdat (Cüneyd-i Bağdadî) Türbesi söylencesi:Terme İlçesindeki Cüneydi Bağdadi türbesine ilişkin söylence aşağıda ki şekilde anlatılmaktadır. İslam ordularıyla Samsun önlerine gelen Cüneyd adlı bir yiğit ,düzlükte savaşırken bir kolunu yitirir.Savaşa savaşa bir tepede şehit düşer.Kolunun ve bedeninin şehit düşütüğü yerlere birer türbe yaptırılır. Daha sonra kol ,gövdenin yanına gömülür.Ama ertesi gün kolun eski yerine döndüğü görülür.
Burası günümüzde de bir adak ve ziyaret yeridir.dileğinin gerçekleşmesini isteyenler burayı ziyaret ederler.
Eğri Kale söylencesi:Söylenceye göre Terme ilçesinin Kırgıl köyünde bulunan kale insan yapısı değildir.Bu Kale Nuh Tufanı’nda Nuh Peygamberin gemilerini bağlaması için Tanrı yaratmıştır.İlk kar buraay yağar üzerine duman çökerse havanın bozacağına inanılır.
Söylenceye göre bir zamanlar Çarşamba ve Terme ovaları denizle kaplıdır.Kale o zamanalar çok yüksek olduğu için gemilerin iskelesi durumundadır.Halk su ihityacını buradaki sarnıçlardan karşılamktadır.Zaman sonra toprak yaırlır İstanbul boğazı oluşur.Denizlerin birbirine karışmasıyla kalenin bulunduğu yerdeki sularda çekilir ve Samsun ovası ortaya çıkar.
Günümüzdede su biraz kazıldığında su kum ve midye kabukları çıkmaktadır.



